ATSIZ ve OSMANLI

ATSIZ ve OSMANLI
Özellikle mevcut hükümetin ve cumhurbaşkanın "başka dillerin önünü açmak niyetiyle", Osmanlı Türkçesi (Osmanlıca) eğitimi zorunlu veya seçmeli yapmak istemeleri ve böylece gündemi değiştirme çabaları içerisinde, Osmanlı'yı neredeyse tamamen "evliya" gibi görenlerin olduğu yerde, topyekün küfrederek kabul etmeyenler de etrafta gözükmeye başladı.

Osmanlı Türkçe'si (Osmanlıca) eğitim ile ilgili kendi görüşümü, "Osmanlıca Meselesine Giriş" adlı yazımda belirtmiştim.

Bu yazım ise kantarın topuzunu her iki taraftan da kaçıranlar için yazılmıştır.

Osmanlı Padişahları'nı dolayısıyla izledikleri siyaseti tamamıyla "doğru" olarak kabul eden ve kutsayanların yanında, Osmanlı'yı neredeyse tamamen Türklük ile alakası yokmuş gibi gösteren hatta ve hatta bütün padişahlarının Türk düşmanı olduğunu ifade edip, sövenler, küfür edenler var.

Hadi "milliyet" ve "milliyetçilik" ile alakası olmayan sol tandanslı ama asılda sosyalist-komunist-birazcık ta kapitalist karışımı conconlar zaten Osmanlı'yı sevmezdi, böyle bir fırsat bulup yanına da antiakp'liciği koyup ceplerine birazcık da fazla para koymak hem de zehrini akıtmak için saçma sapan tarihi gerçekler ile uyuşmayan yazılar yazıyor, hadi Atatürk gibi dünyaya ender gelecek bir lider ile İsmet İnönü'yü aynı kefeye koyanlar hatta birbirlerinin yoldaşı-kardeşi gibi gören tarihten birhaberler de bunlara inanıyor,

Peki kendisine Atatürkçüyüm ve Atsız'cıyım diyenlere ne oluyor?
Adam Atatürkçüyüm diyor, Fatih'e, Abdülhamit'e, Atatürk'ün çok iyi ve yüceltici sözleri varken sövebiliyor.
Adam kalkıyorum Atsızcıyım diyor bütün Osmanlı Padişahları'na küfrediyor.

İşte bu yüzden bu yazıyı yazdım.

Bu yazı;
Atsız Hoca'nın Türkçü bakışı değil de Türk Tarihi'ni "başka gözlerle" gören sabah akşam Osmanlı Padişahları'na hele hele de Fatih'e ve Sultan Abdülhamit'e söven İslâm düşmanlarına ithafen bir paylaşımdır.

Böylesi çapsızlara Atsız Hocam'dan cevaplar;

"Hun, Göktürk ve Osmanlı imparatorlukları bu büyük ülkünün sonucu olup cihan tarihinde bunlarla kıyaslanabilecek devletler olarak yalnız Roma ve Abbasiler gösterilebilir.”
(Nihal Atsız – Türk Ülküsü s.47)

"Türkçülere yedi, hatta yirmi kusak ilerisine kadar soy kütüğü arayan kimseler diye iftira ediliyor. Tatbik kaabiliyeti ve arastırma imkânı olmayan bu safsatalar ancak moskofçuların ve baska düsmanların uydurmasından ibarettir.
Her zaman verdiğimiz örnekleri yine tekrarlayalım:
En büyük Türkler’ den biri olan Yıldırım Bayazıd’ın anası Türk değildir. Hangi Türkçü onu Türklük kadrosundan çıkarmıstır veya çıkarabilir?.."
(Nihal Atsız – Türk Ülküsü s.20)

"Selçuk, İlhanlı, Temir, Osmanlı hanedanları ile Cumhuriyet devri hep birden bir tek devletin hayatını teskil etmiyor mu? Bunları ayrı devletler gibi görmek kendi kendimizi parçalamak olmaz mı?.."
(Nihal Atsız – Türk Tarihinde Meseleler s.16)

"Türkeli’nde de Kun, Gök Türk, Uygur, Selçuk, Osmanlı devletleri yok, sülâleleri vardır. Bazan iki veya daha çok sülâle idaresinde iki veya daha çok siyâsî Türk zümresinin bulunması ve bunların birbirleriyle çarpısmaları bu kuralı bozamaz."
(Nihal Atsız – Türk Tarihinde Meseleler s.2)

"Sultan Hamid, kızıl değil "Gök Sultan” dır. Herkeste bulunması mümkün ufak tefek kusurlarını sisirip erdemlerini inkâr etmekle ne Türk tarihi, ne de Türk milleti bir sey kazanır."
(Nihal Atsız – Türk Tarihinde Meseleler s.39)

"... II. Abdülhamid de haksız yere küçültülmüs, müstebit, zalim, hatta hain gibi gösterilmistir. Bu da İttihatçıların propagandası sonucudur. Halbuki son zamanlarda yapılan bazı ilmi yayınlar, Sultan Abdülhamid, lehinedir. Henüz sahsiyetinin değerini tam manası ile bize bildirecek bir kitap yazılmamıs olmakla beraber, simdiden su gerçeği kabul edebiliriz ki, ittihatçılık dokuz on yılda mahvettikleri imparatorluğu 33 yıl dağıtmadan tutabilmis olmakla, Abdülhamid büyük bir iktidar sahibi olduğunu göstermis ve aleyhindeki yayınların haksız olduğunu ispat etmistir. Hele kanlı oyunlara asla girmemesi de, kıyıcı olduğu hakkındaki iddiaları çürütecek bir delildir. Bundan baska, mevkiinin sorumluluğunu iyi kavramış bir kimse idi.”
(Nihal Atsız – Türk Ülküsü s.35-36)


ATSIZ HOCAMIZ'IN OSMANLI PADİŞAHLARI HAKKINDAKİ SÖZLERİ
(Hüseyin Nihâl Atsız – Türk Tarihinde Meseleler s.41-52)

"Osman Gazi: 1284’te 70 kişiyle İnegöl zaptına giderken Rumlar’ın pususuna uğradı, fakat bozulmadı. Bütün hayatında adaleti ve iyi tedbiriyle Anadolu tımarlılarını çevresine topladı. Düşmanlarından pek çok ganimet aldı fakat öldüğü zaman hiçbir şeyi çıkmadı.

Orhan Gazi: Daha babasının son yıllarında bilfiil devletin başına geçmişti.

Gazi Murat (I. Murat): Anadolu Türk birliği için bir adım daha atarak Ankara’yı kendi ülkesine ekledi.

Yıldırım Bayazıd: Ortaçağ’ın bu büyük adamı, Kosova’nın kazanılmasındaki en büyük sebeplerden biriydi.

İkinci Murat: İstanbul’u kuşattı. Aksak Temür’le yapılan çarpışmadan sonra bozulmuş olan Anadolu Türk birliğini kısmen yeniden kurdu.

Fatih: Onun hakkında ben ne yazayım? O kendi kendisini tarihe yazmış zaten.

Yavuz: 1514’teki Çaldıran ve 1516’daki Merci Dabık meydan savaşlarını kazanan ve çelik gibi iradesiyle devleti bölünmek tehlikesinden kurtaran Yavuz, belki de Türkiye tarihinin Alp Aslan ‘la birlikte en büyük şahsiyetidir.

Kanuni : "Koca Yavuz’un oğlu Koca Süleyman’a, yasacı Süleyman’a, gelince; 13 savaşa katılan bu, Belgrat, Rodos, Budin, Tebriz ve Bağdat fâtihine, Mohaç’ın şanlı kahramanına, Barbaros’un, Turgut’un, Sinan’ın ve Bâki’nin pâdişâhına, bu şâir cihan imparatoruna, insan nasıl gafil ve bîçâre der?
Bir insanın herhangi bir hareketi, bir iki yüzyıl sonra kötü sonuç verdi diye, o insana gafil demek, gafletten başka nedir? Dâhi denilen nice kimseler vardır ki, 15 yıl sonrasını görememişlerdir.
Başka milletler, kendi çocuklarına büyüklük ve kahramanlık örnekleri vermek için gerçekleri değiştirmekten çekinmeyerek, şöyle böyle kırallarını bile büyük kimselermiş gibi gösterirken, bizim kendi kahramanlarımızı küçültmeye kalkmamız, vatanseverliğe indirilmiş ağır bir baltadır. İnsanlar, çevrelerinde ne kadar çok kahraman örneği görürlerse, yiğit yetişme ihtimalleri o kadar artar.
Tarihî kahramanları silmekle bir millet silmek arasında fark yoktur."
Hüseyin Nihal ATSIZ (Tanrıdağ, 10. ve 11. sayı, 10 ve 17 Temmuz 1942)

İkinci Selim: Hiçbir savaşa gitmedi. Şair ve ayyaştı. Anası Rus olduğu için bizde sevilmeyen bu hükümdarın büyük bir tarafı yoktu.

Üçüncü Murat: Devlet işlerine pek karışmazdı.

Üçüncü Mehmet: Babası ve dedesi gibi rehavetli değildi. Kusuru anasını devlet ilerine karıştırmasıydı.

Birinci Ahmet: Şairdi. Çok dindar ve merhametliydi. 27 yaşında ölmüştür.

Birinci Mustafa: Hastaydı. Bir hastadan normal bir insandan beklenen şeyler istenemez.

Genç Osman: Eski Osmanlı padişahları gibi büyük yaratılışta bir kahramandı.

Dördüncü Murat: Yavuz’un küçük bir kopyasıdır. 14 yaşında padişah olmuştur.

Sultan İbrahim: Çok hamiyetli, yurtsever, sessiz bir insandı.

İkinci Mustafa: 32 yaşında padişah olmuştur. Atalarının meziyetlerine sahipti. Üç defa sefere çıkıp, ikisini kazanmıştır.

Üçüncü Ahmet: Sefere çıkmadı. Fakat onun zamanı edebi ve ilmi bir kalkınma çağıdır.

Birinci Mahmut: Doğru görüşlülüğü ile devletin şanını yükseltenlerdendir.

Üçüncü Osman: İhtiyarken padişahlığa çıkmış ve 3 yıl kalmıştır. Parlak bir şahsiyet değildi.

Üçüncü Mustafa: Frederik’in meziyetlerini anlamış ve onunla ittifaka çalışmış uyanık bir padişahtı.

Birinci Abdülhamit: 50 yaşında padişah olmuştu. Hayatı ve hareketleri hele ölümü gafil olmadığını gösteriyor.

Üçüncü Selim: O’na kimse gafil diyemez. Büyük ve çok merhametli bir padişahtı.

Dördüncü Mustafa: Bir yıl kadar sultanlık ettiği için bir ehemmiyeti yoktur.

Abdülmecit: Gafil ve biçare değildi. Birçok mektepler onun çağında açıldı.

Sultan Aziz: Zamanında devlet, Avrupa’nın büyük devletlerindendi.

Beşinci Murat: Sinirleri zayıftı. Tahtta pek az kaldı.

İkinci Abdülhamit: Şimdiye kadar boyuna söylendiği ve yazıldığı gibi kötü bir hükümdar değil, aksine büyük ve dahi bir imparatordu.

Beşinci Mehmet: Çok iyi kalpli, babacan, iyi huylu vatansever bir hükümdardı.

Altıncı Mehmet: Osmanlı padişahlarının en talihsizidir. Bu yüzden kendisine hain damgası vurulmuştur. Fakat hain değil bütün Osmanlı padişahları gibi vatanperverdir."

...

Bu paylaşımı yaparken derdimiz yalnızca tarihin araştırılması ve okunup ders alınmasıdır...

Bir münevvere, mütefekkire önderim diyorsanız o münevverin, mütefekkirin, fikir adamlarının kitaplarını ve makalelerini okumalısınız.

Okumuyorsanız atıp tutmamalısınız...

Dinimize göre Peygamber hariç herkes beşer-şaşar olduğuna göre tarihi incelerken bu kıstası göz önüne almalı, keskin gözler ile değil ders alacak mahiyette bakmalıyız...

Osmanlı da, Selçuklu da, Göktürkler de..v.s bizim atamızdır. (Siz kabul etseniz de etmeseniz de) 

Yanlışları var mıdır?
Tabii ki vardır eğer hatasız olsa idiler yıkılmazlardı...

Sabah akşam isimlere sövmek yerine, tarihin tekerrürden ibaret olmaması için Türk evladı atasından ve yaptığı doğru ve yanlışlardan ders almalı, istikbâlini ona göre düzenlemelidir.

Türk Tarihi'ne, başkalarının değil de Türk gözü ile, Türk'çe bakanlara,
Selam olsun...

Murat ÇALIK
 
Not: Yaklaşık 2 sene önce yazdığım bu yazı, günün gerekleri dolayısıyla ekleme yapılarak tekrar yayınlanmıştır.






05.11.2014
5499






BENZER KONULAR

İSTANBUL ÜZERİNDEN TÜRK'E İŞARET

29 Mayıs 1453'de Bizans'tan (Haçlı'dan) İstanbul'u Müslüman Türk'e bahşetti Rabbim... 1453'de

06.10.16 KARALAMALAR
BAŞBUĞ ATATÜRK

  (Bir Türk Milliyetçisi'nin gözü ile TÜRK'ün Başbuğu)   Hep başkalarından dinlediniz.

24.01.16 KARALAMALAR
KAVRAMLAR ÜZERİNE İSTİŞARE

IRKÇILIK, TÜRKÇÜLÜK, ÜTOPYA ve ÜLKÜ ÜZERİNE İSTİŞARE (Bu bir istişare yazısıdır) Daha yazının

24.09.14 KARALAMALAR
TÜRK TARİHİNDE YABANCI KANLILARIN İHANET SERİSİ

Türk tarihi, içimizdeki yabancıların ihaneti ile doludur.  Tarihimizin biraz aydınlanmaya

17.09.14 NOT DEFTERİM
ATSIZ BEĞ

09.09.14 FOTOĞRAFLAR
İSİMLER Mİ? FİKİRLER Mİ?

Ben TÜRK MİLLETİ'ni seviyorum ve elimden geldiği kadarıyla Türklüğü yükseltmek için çalışıyorum.

21.09.16 KARALAMALAR
TÜRKÇÜLÜK VE SİYASET

Türkçülük bir ülkü, siyaset ise iktidara geçme taktiğidir. Bu sebeple bir ana inanç ve ana düşünce

10.09.14 KARALAMALAR
KARAR ZAMANI

                    "Ya istiklâl, ya

04.11.14 KARALAMALAR
TÜRKLER ve TÜRKİYE ADI ÜZERİNE

Türkler M.Ö. 2000 yılından daha eski çağlarda, Orta Asya'da Sayan-Altay dağlarının kuzeybatı

10.09.14 KARALAMALAR
BİR MİLLÎ DESTAN YAZICISI HASAN BASRİ GOCUL HOCA

  Zannediyorum birçok kimse bu ismi ilk defa duyuyordur.Bir kısmı da, belki "hey gidi hey"

22.06.16 UNUTULMAYANLAR
KURT KAYALAR ELLERİNİ ÇÖZDÜLER

  "621 yılında bir yaz gecesi” ... "Atlılar geniş çayırlığa dağılmışlar,

04.11.14 KARALAMALAR
TÜRKÇÜLER'İN DÜŞMANLARI

"Türkçülük, Türk milletini yükseltmek demektir."Ziya GÖKALP "Türkçü, milli çıkarları şahısların

13.09.14 KARALAMALAR



www.muratcalik.com
ARA