FATİH SULTAN MEHMET (II. MEHMET)

Osmanlı hükümdarlarının yedincisi olup İstanbul’u almak suretiyle tarihte yeni bir devir açan ve Osmanlı devletini de bir imparatorluk haline getiren padişahtır. 29 Mart 1432′de Edirne‘de doğdu. İkinci Murad’ın oğlu, Çelebi Sultan Mehmed’in torunudur. Annesinin Sırplı Huma Hatun veya Zülkadiroğulları soyundan Alime Hatun adlı bir Türk olduğu hakkında iki rivayet vardır.

 

Fatih Sultan Mehmed, uzun boylu, dolgun yanaklı, kıvrık burunlu, adaleli ve kuvvetli bir padişahtı. Devrinin en büyük ulemalarından birisiydi ve yedi yabancı dil bilirdi. Alim, şair ve sanatkarları sık sık toplar ve onlarla sohbet etmekten çok hoşlanırdı. İlginç ve bilinmedik konular hakkında makaleler yazdırır ve bunları incelerdi. Hocalığını da yapmış olan Akşemseddin, Fatih Sultan Mehmed’in en çok değer verdiği alimlerden biridir.

 

Fatih Sultan Mehmed, gayet soğukkanlı ve cesurdu. Eşsiz bir komutan ve idareciydi. Yapacağı işlerle ilgili olarak en yakınlarına bile hiçbir şey söylemezdi. Fatih Sultan Mehmet okumayı çok severdi. Farsça ve Arapça’ya çevrilmiş olan felsefi eserler okurdu.


1443 yılında ağabeyi Alaaddin Ali Çelebi'nin vefat etmesi üzerine tahtın tek varisi oldu. Babası İkinci Murat'ın tahttan feragat etmesiyle birlikte -1444 yılında- henüz 12 yaşındayken tahta çıktı. Bu durum devlet adamları arasında bazı rahatsızlıklara sebep oldu. Tahta oturalı çok kısa bir süre olmuşken Haçlı Seferi ile karşı karşıya kaldı. Birtakım devlet adamlarının isteği üzerine İkinci Murat tekrardan tahta geçti. Fatih Sultan Mehmet ise sancağı Manisa'ya gitti.

 

1448 başlarında Arnavut kökenli bir hıristiyan köle olan Gülbahar Hatun’dan ileride padişah olacak Bayezid adında bir oğlu oldu.  1448’de Macarlar ile yapılan II. Kosova Savaşı’nda babasına Anadolu birliklerinin önderliğinde eşlik ederek ilk defa bir savaşta yer aldı. 17 yaşına geldiğinde Gülbahar Hatun ile birlikteliğini tasvip etmeyen babası tarafından Dulkadir hanedanından Süleyman Bey'in kızı Sitti Hatun ile evlendirildi. Yedi evliliğinden üçü erkek biri kız dört çocuğu olmuştur.(1)


Babası İkinci Murat'ın 1451 yılında vefat etmesi üzerine 19 yaşında ikinci kez tahta çıktı. Fatih Sultan Mehmet, tahta oturur oturmaz İstanbul'un fethine yoğunlaştı. 1453 yılına dek yaptığı hazırlıkların ardından 6 Nisan'da kuşatmayı başlattı. 53 gün süren kuşatmanın ardından 29 Mayıs 1453’de İstanbul fethedildi.(2)


İstanbul’u fethedip 1100 yıllık Doğu Roma İmparatorluğunu ortadan kaldırarak Fatih ünvanını aldı. Hz.Muhammed’in (S.A.V) hadisi şerifinde müjdelediği İstanbul’un fethini gerçekleştiren büyük komutan olmayı da başaran Fatih Sultan Mehmed, yüksek yeteneği ve dehasıyla dost ve düşmanlarına gücünü kabul ettirmiş bir Türk hükümdarıydı.

 

İstanbul'un fethi, Orta Çağ'ın sonu Yeni Çağ'ın başlangıcı olmuştur. Bundan dolayı Fatih, "çağ açan hükümdar" olarak da tanınır.  İstanbul'u fethetmesinden sonra Caesar (Sezar, Kayser) ünvanını da kullanmaya başlamıştır.


Fatih Sultan Mehmed 1481 yılına kadar hükümdarlık yaptı ve bizzat 25 sefere katıldı. Devrinde birçok yer fethedilmiş, birçok ada Osmanlı toprağı olmuştur.(3)


Azim ve irade sahibiydi. Temkinli ve verdiği kararları kesinlikle uygulayan bir kişiliği vardı. Devlet yönetiminde oldukça sertti. Savaşlarda çok cesur olur, bozgunu önlemek için ileri atılarak askerleri savaşa teşvik ederdi.

 

İlim adamlarına hürmet ettiği, hocası Molla Güranî’nin daima elini öptüğü, Molla Hüsrev’e camide bile ayağa kalktığı, Molla Cami ve Ali Kuşçu gibi şöhretli alimlere büyük ihsanlarda bulunduğu meşhurdur.


Fatih edebiyatla da meşgul olmuş ve Avnî mahlasıyla gazeller yazmıştır. 14 gazeli Divân-ı Avnî adı ile 1904 yılında Berlin’de basılmıştır.

19 yaşında Osmanlı padişahı olan Sultan İkinci Mehmed, Orta Çağ’ı kapatıp, Yeniçağ’ı açan Cihan İmparatoru Fatih Sultan Mehmed, Nikris hastalığından dolayı 3 Mayıs 1481 günü İstanbul-Maltepe’de Hakk'a yürüdü ve Fatih Camii’nin yanındaki Fatih Türbesi’ne defnedildi.

 

Ruhu şâd olsun...

 

 

DİPNOTLAR


(1) 

EŞLERİ

Emine Gül-Bahar Hatun:  (II. Bâyezid’in ve Akkoyunlular’a gelin giden Gevherhan Sultan’ın annesidir.)

Helene Hatun: Mora Despotu olan Demetrus’un kızıdır.

Alexias Hatun:  Bizans prenseslerindendir.

Gülşah Hatun:  Karamanoğulları Beyliği’nden İbrahim Bey’in kızı, Karaman Sancakbeyi Şehzade Mustafa' nın annesidir.

Sitti Mükrime Hatun: Dulkadiroğlu Süleyman Bey’in kızı.

Çiçek Hatun:  Türkmen Beyi kızı, Cem Sultan’ın annesidir.

Anna Hatun: Trabzon İmparatoru’nun kızıdır. Evlilikleri kısa sürmüştür.

 

ERKEK ÇOCUKLARI

II. Bayezid: Padişah olmuştur

Mustafa: Fatih hayattayken vefat etmiştir.

Cem Sultan: Esir iken hayatını kaybetmiştir.

 

KIZ ÇOCUĞU

Gevher Sultan:  Akkoyunlu Uzun Hasan’ın oğlu Uğurlu Mehmet Bey ile evlendi.


(2) İSTANBUL’UN FETHİ


Fatih Sultan Mehmed padişah, olduktan sonra ilk iş olarak, devamlı ayaklanma çıkaran Karamanoğlu Beyliğine karşı sefere çıktı. Karamanoğlu İbrahim Bey af diledi. Fatih İstanbul’un fethini düşündüğü için onu bağışladı.

 

Fatih Sultan Mehmed, büyük gayesini gerçekleştirmek için, Macarlara, Sırplara ve Bizanslılara karşı yumuşak davranıyordu. Amacı Haçlıların birleşmesini önlemek, onları tahrik etmemek ve zaman kazanmaktı. Bin yıllık tarihinin sonuna gelmiş olan Bizans küçüle küçüle sadece İstanbul şehrinin sınırları içinde hüküm süren bir devlet durumuna düşmüştü. Ancak buna rağmen Bizans’ın varlığı, Balkanlardaki Türk hakimiyeti açısından tehlikeli oluyordu. Bizans İmparatorları, Anadolu’daki çeşitli siyasi güçleri de Osmanlı aleyhine kışkırtmaktan geri kalmıyorlardı. Hatta zaman zaman Osmanlı şehzadeleri arasındaki taht kavgalarına karışıp devletin iç düzenini bozuyorlardı.


Karamanoğulları meselesini çözen Fatih Sultan Mehmed, İstanbul’un fethi için gerekli hazırlıklara başladı. Devrin mühendislerinden Musluhiddin, Saruca Sekban ile Osmanlılara sığınan Macar Urban Edirne’de top dökümü işiyle görevlendirildi. "Şahi” adı verilen bu topların yanında, tekerlekli kuleler ve aşırtma güllelerin üretilmesi (havan topu) yapılan hazırlıklar arasındaydı. Yaptırılan bu büyük toplar İstanbul’un fethedilmesinde önemli rol oynadı.

 

Yıldırım Bayezid’in İstanbul kuşatması sırasında yaptırdığı Anadolu Hisarının karşısına, Rumeli Hisarı (Boğazkesen) inşa edildi. Bu sayede Boğazlar’ın kontrolü sağlanacak, deniz yoluyla gelebilecek yardımlara karşı tedbir alınmış olacaktı.

 

400 parçadan oluşan bir donanma inşa edildi. Turhan Bey komutasındaki bir Osmanlı donanması Mora’ya gönderildi ve İstanbul’a yardım gelmesi engellendi.

 

Eflak ve Sırbistan ile var olan barış antlaşmaları yenilendi. Macarlarla da üç yıllık bir antlaşma yapıldı.

 

Osmanlıların bu hazırlıkları karşısında, Bizanslılar da boş durmuyordu. Surlar sağlamlaştırılıyor ve şehre yiyecek depolanıyordu. Ayrıca Bizans İmparatoru Konstantin, Haliç’e bir zincir gerdirerek, buradan gelecek tehlikeyi önlemeye çalıştı. Aynı zamanda Haçlı dünyasından yardım isteniyor, Papa ise yapacağı yardım karşısında Katolik ve Ortodoks kiliselerinin birleştirilmesini istiyordu. Ancak Katoliklerden nefret eden Ortodoks Rumlar, Roma kilisesine bağlanmak istemiyor, "İstanbul’da Kardinal Külahı görmektense, Türk sarığı görmeye razıyız” diyorlardı.


Fatih Sultan Mehmed, hazırlıklar tamamlandıktan sonra, Bizans İmparatoru Konstantin’e bir elçi göndererek, kan dökülmeden şehrin teslim edilmesini istedi. Fakat İmparatordan gelen savaşa hazırız mesajı üzerine, İstanbul’un kara surları önüne gelen Osmanlı ordusu, 6 Nisan 1453′de kuşatmayı başlattı.


Osmanlı donanması ise Haliç’in girişinde ve Sarayburnu önünde demirlemişti. Ordu; merkez, sağ ve sol olarak üç kısma ayrıldı. 19 Nisan’da yapılan ilk saldırıda, tekerlekli kuleler kullanıldı ve bu saldırı ile Topkapı surlarından burçlara kadar yanaşıldı. Osmanlı Ordusundaki er sayısı 150.000 ile 200.000 arasındaydı. Bu kuvvetlere Rumeli ve Anadolu beylerine bağlı çeşitli kuvvetler de katılmıştı. Çok şiddetli çarpışmalar oluyor, Bizanslılar şehri koruyan surların zarar gören bölümlerini hemen tamir ediyorlardı. Venedik ve Cenevizliler de donanmalarıyla Bizans’a yardım ediyorlardı.

 

Fatih Sultan Mehmed Osmanlı donanmasının kuşatma sırasında yeterince kullanılamadığını ve bu yüzden kuşatmanın uzadığını düşünüyordu. İstanbul’un Haliç tarafındaki surlarının zayıf olduğu biliniyordu. Bizans bu bölgeye zinciri bu nedenle germişti. Yüksekten atılan taş gülleler Bizans donanmasından bazı gemileri batırmıştı fakat bir kısım donanmanın Haliç’e indirilmesi kesin olarak gerekliydi.

 

Fatih Sultan Mehmed, İstanbul’un fethedilmesini kolaylaştıracak önemli kararını verdi. Osmanlı donanmasına ait bazı gemiler karadan çekilerek Haliç’e indirilecekti. Tophane önündeki kıyıdan başlayıp Kasımpaşa’ya kadar ulaşan bir güzergah üzerine kızaklar yerleştirildi. Gemilerin, kızakların üzerinden kaydırılabilmesi için, Galata Cenevizlilerinden zeytinyağı, sade yağ ve domuz yağı alınarak kızaklar yağlandı. 21-22 Nisan gecesi 67(yada 72) parça gemi düzeltilmiş yoldan Haliç’e indirildi.


Haliç’teki Türk donanmasına ait toplar, surları dövmeye başladı. Ciddi çarpışmalar cereyan etti. Bundan sonraki günlerde top savaşı, ok, tüfek atışları, lağım kazmalar, büyük ve hareketli savaş kulelerinin surlara saldırıları devam etti.

 

Kuşatmanın uzun sürmesi ve kesin başarıya ulaşılamaması askerler arasında endişe yarattı. Ancak, İstanbul’u her ne şartta olursa olsun almaya kararlı olan Fatih Sultan Mehmed kumandanların ve alimlerin de bulunduğu bir toplantı düzenledi. Cesaretlendirici bir konuşma yaptıktan sonra, 29 Mayıs’ta genel saldırının yapılacağına dair kararını açıkladı.

 

Çarpışmalar sırasında Bizans’ı koruyan surlar üzerinde kapatılması mümkün olmayan gedikler açılmaya başlamıştı. Surlar içerisine küçük sızmalar oluyor, ancak geri püskürtülüyordu. İlk defa Ulubatlı Hasan ve arkadaşlarının şehit olmak pahasına tutunmayı başardıkları İstanbul surları, artık direnemiyordu.


53 gün süren ve 19 Nisan, 6 Mayıs, 12 Mayıs ve 29 Mayıs’ta yapılan dört büyük saldırıdan sonra Doğu Roma İmparatorluğu’nun 1125 yıllık başkenti olan İstanbul, 29 Mayıs 1453 salı günü fethedildi.

 

(3)

FATİH SULTAN MEHMET DÖNEMİNDE FETHEDİLEN YERLER


1459'da Belgrad'ın dışında bütün Sırbistan Osmanlı egemenliğine girdi.

1460'da Venediklilerin elindeki bazı kaleler dışında Mora ve Atina şehri ele geçirildi.

1461'de Trabzon Rum İmparatorluğu'na son verildi.

1462'de Eflak Osmanlı hakimiyeti altına girdi.

1463'de Bosna fethedildi. Osmanlı'nın gösterdiği hoşgörüden etkilenen Boşnaklar Müslümanlığı benimsemişlerdir.

1465'de Hersek Osmanlı hakimiyeti altına alındı.

1476'da Boğdan Osmanlı hakimiyetine alındı.

1478'de Arvanutluk ele geçirildi.

1480'de İtalya'ya yapılan sefer neticesinde Otranto fethedildi.

Eğriboz, İmroz, Limni, Midilli, Bozcaada, Taşoz, Semadirek, Gökçeaada, Zenta, Ayamavra ve Kefalonya adaları alındı...







12.11.2014
2546






BENZER KONULAR

ATATÜRK

  1881 yılında Selânik’te Kocakasım Mahallesi, Islâhhâne Caddesi’nde doğdu. Babası Ali Rıza

12.11.14 UNUTULMAYANLAR
UÇURUM AÇMAK veya UÇURUMU KAPATMAK

Biz TÜRK MİLLETİ'ni seviyor ve elimizden geldiği kadarıyla Türklüğü yükseltmek için çalışıyoruz.

11.11.14 KARALAMALAR
ATSIZ ve OSMANLI

Özellikle mevcut hükümetin ve cumhurbaşkanın "başka dillerin önünü açmak niyetiyle", Osmanlı

05.11.14 KARALAMALAR
İSTANBUL ÜZERİNDEN TÜRK'E İŞARET

29 Mayıs 1453'de Bizans'tan (Haçlı'dan) İstanbul'u Müslüman Türk'e bahşetti Rabbim... 1453'de

06.10.16 KARALAMALAR
İSMAİL GASPIRALI

  TÜRK BÜYÜKLERİ-44 : İSMAİL GASPIRALI   Doğum tarihi hususunda tam bir kesinlik olmayan

23.09.14 UNUTULMAYANLAR
Türk İstiklal Savaşı ve Amerika

Türk Gençliğine, ilkokul eğitiminden başlayarak üniversite eğitiminin sonuna kadar gördüğü bütün

23.09.14 KARALAMALAR
BAŞBUĞ ATATÜRK

  (Bir Türk Milliyetçisi'nin gözü ile TÜRK'ün Başbuğu)   Hep başkalarından dinlediniz.

24.01.16 KARALAMALAR
AYASOFYA

Tam 79 yıldır içinde "Allah(c.c) En Büyüktür" Nidâlarını Bekleyen Mâbed;  AYASOFYA ve Müze

18.09.14 KARALAMALAR
Lâiklik Hukuk Kuralı ve Turan Üzerine İstişare

(Lütfen bu karalamayı istişare kabul ediniz) Bu yazımız, kavramlar ve tanımların birbirine girdiği

04.08.15 KARALAMALAR
GÖK SULTAN

  Rahmet ve Minnetle... • İlk defa elektriği ve gazı Türk topraklarına getiren, ilk modern

09.09.14 UNUTULMAYANLAR
İSİMLER Mİ? FİKİRLER Mİ?

Ben TÜRK MİLLETİ'ni seviyorum ve elimden geldiği kadarıyla Türklüğü yükseltmek için çalışıyorum.

21.09.16 KARALAMALAR
TÜRKLER ve TÜRKİYE ADI ÜZERİNE

Türkler M.Ö. 2000 yılından daha eski çağlarda, Orta Asya'da Sayan-Altay dağlarının kuzeybatı

10.09.14 KARALAMALAR



www.muratcalik.com
ARA