SEYİT ONBAŞI

SEYİT ONBAŞISeyit Onbaşı diye bilinen Seyit Ali Çabuk 1889’da Balıkesir’e bağlı Havran ilçesinin Çamlık köyünde dünyaya geldi. Annesinin adı Emine, babasının ismi Abdurrahman’dır.

 

1909’da vatani vazifesini yapmak üzere askere giden Koca Seyit, üç senelik asker iken Balkan harbi patlak verince, birliğiyle birlikte savaşa katılır. Koca Seyit üç yıl boyunca Balkan dağlarında komitacı kovalar. Tam terhis vakti gelmiştir ki onu kısa bir topçu eğitiminden geçirip Çanakkale’ye yollarlar.

 

Kilitbahir, Mecidiye Bataryasında hizmete başlar.1913’te Balkan savaşı sona erer fakat o terhis edilmez.

 

1914’te Birinci Dünya Savaşı başlayınca Çanakkale’de topçu eri olarak vazife almaktadır,  İngiliz ve Fransızlar 18 Mart sabahı Çanakkale Boğazı’nı geçmeye çalışırılar. Zırhlıların ateş gücü çok yüksektir metrekareye 6 bin mermi sıkar, siperlerimizi adeta kazıyıp, göğe savururlar.

 

Tam "oldu galiba” diyeceklerdir ki, topçu bataryalarımız ateşe başlar İngilizler yanı başılarında yükselen sudan kuleleri görünce çok heyecanlanırlar. Queen Elizabeth ve Ocean zırhlıları Kilitbahir önlerine gelir ve tabyaları kaldırıp koparırlar.


Seyit onbaşının 215 okkalık (275 kg) gülleyi bir başına kaldırıp, ağzına sürdüğü topla Ocean zırhlı gemisini boğazın kanlı sularına gömmesi, Çanakkale savaşının dönüm noktasıdır.

 

İkindi çayını İstanbul’da içeceklerini düşünen haçlı zihniyeti, aylarca süren göğüs göğüse mücadeleden sonuç alamayınca, denizden Gelibolu sahilindeki topçu bataryalarını yıkarak ilerlemeyi düşünürler fakat bu hamleyi yaparken Seyit Onbaşı’yı ve kahraman Türk askerlerini hesaba katmamışlardır.

 

18 Mart sabahı şafakla beraber düşman 17 parça gemiyle boğazı zorlamaya başlar, Türk topçuları ateşe başlar, daha ilk partide üç yaralı, arkadan da üç şehit verilmiştir. O sırada ufak bir mermi gelip, topun matafora kolunu (vinç kolu) götürür, top susar, bu saldırı sırasında kısa bir süre baygınlık geçiren Koca Seyit, kendine geldiği zaman, etrafındaki bütün askerlerin şehit düştüğünü görür.

Düşman donanmasının boğazı geçmek üzere olduğunu görünce kendini toparlar ve tarif edilemez bir kuvvetle, 275 kg.lık top güllesini sırtlar!

 

Daha önce top mermisi kullanmayan Koca Seyit’in ilk iki hamlesi boşa gider ama üçüncü top, Ocean zırhlısını delip geçer, efsane gemi kontrolden çıkıp ortalığı harmanlar ve gidip bir gece evvel Nusret’in döşediği mayınlara toslar böylece düşman donanmasının efsane gemisi Ocean Çanakkale Boğazı’nın serin sularına gömülür. Bu durum düşman askerlerinin, karşılarında koca bir ordu durduğuna inanıp kaçışmalarına yeter.

 

Hadiseyi izleyen Müstahkem Mevki Kumandanı Cevat Paşa nefes nefese bataryaya koşar. Koca Seyit’i alnından öper ve elceğizi ile onbaşı rütbesi takar. Birçok kişi tarafından "nasıl becerdin” sualine muhatap olur ve bin defa "Cenâb-ı Hakkın yardımıyla” diye cevaplar.


Hadiseyi duyan Almanlar fotoğraf makineleri ile gelir, o anı dondurmaya kalkarlar. Fakat Seyit bu sefer bırakın mermiyi sırtlamayı yerinden bile oynatamaz. Bu poz için boş bir kovan bulur, mizansen yaparlar. Şimdilerde hepimizin bildiği o fotoğraf Almanların mizansen ile çektiği fotoğraftır.


Seyit Onbaşımız izin ve para tekliflerine asla yanaşmaz, yalnız o günden sonra herkese bir, ona iki tayın bırakırlar.

 

Koca Seyit 1918’de terhis edilir. Köyüne döner ama daha soluklanamadan Yunan’ın Ayvalık ve Edremit’e girdiğini duyar. Derhal silahını kapar, dağlara çıkar. Manisa, Kula, Uşak derken milis kuvvetlerle Afyon’a kadar uzanır. Zaman zaman yaralanır ama cepheden kopmaz, çok arzulamasına rağmen şehit olamaz.


Koca Seyit ortalık sakinleyince köyüne döner, yağıyla kavrulmaya bakar.  Önce yağ fabrikasına girer fakat hastalığı sebebiyle işten çıkartılır. Bunun üzerine baba mesleği yapar yani odun-kömürü satar. Dağdan dal budak getirir, odun kömürü yapar. Ama doğru dürüst para kazanamaz.

 

Birileri araya girip ona madalya takmaya, maaş bağlamaya kalkarlar fakat Koca Seyit  "Hayırlı bir iş yaptıysak, Cenab-ı Allah ecrini verir” der dünyalığa bakmaz.

 

1934 yılında çıkartılan Soyadı Kanunu ile Çabuk soyadını alır.


1939 Aralık ayında Hakk’a yürür, vârislerine eski elbiselerinden başka bir şey bırakamaz.


Kabri Balıkesir'in Havran İlçesi'ne bağlı Kocaseyit Köyü’ndedir.


Ruhu şad mekanı cennet olsun…

 

Not: Aralık 2013’de akp'li Malatya Belediyesi’nin meclis kararıyla, Özalper Mahallesi’ndeki Seyit Onbaşı Sokağı’nın adını pkk sempatizanı Ahmet Kaya sokağı olarak değiştirmesini esef ve nefretle kınıyoruz! 

 







02.12.2014
2737






BENZER KONULAR

ÇAKMAKÇI SAİT ve SÜTÇÜ İMAM (MARAŞ SAVUNMASI)

Mondros anlaşması taksim projesine göre; Antep, Maraş ve Çukurova bölgesi Fransız işgal bölgesi

23.11.14 UNUTULMAYANLAR
İKİ MEKTUP, BİR MİLLET ÜZERİNE

İKİ MEKTUP, BİR MİLLET ÜZERİNE... "... Şayet hükümet hizmet ve sadakatimizden şüphe ederse

21.11.14 KARALAMALAR
DEMİRCİ KAYMAKAMI İBRAHİM ETHEM BEY (AKINCI)

    İbrahim Ethem Bey 1889 yılında Selanik’in Menlik kasabasında doğmuştur. Babası Ali

20.11.14 UNUTULMAYANLAR
BAYBURTLU YÜZBAŞI AGÂH

"Bir gün Bayburt'lu Âgah, birgün Reşad Bey olduk, Ayyıldızlı bayrağız, hepimiz Kurt

18.11.14 UNUTULMAYANLAR
ALBAY REŞAT BEY (ÇİĞİLTEPE)

   "Bir gün Bayburt'lu Âgah, birgün Reşad Bey olduk,Ayyıldızlı bayrağız, hepimiz Kurt

18.11.14 UNUTULMAYANLAR
TÜRK İSTİKLÂL HARBİ NE ZAMAN BAŞLADI?

Her ne kadar Batı kaynaklı "resmi tarihte” İstiklâl Savaşı Mustafa Kemal Atatürk’ün 19 Mayıs

12.11.14 KARALAMALAR
ATATÜRK

  1881 yılında Selânik’te Kocakasım Mahallesi, Islâhhâne Caddesi’nde doğdu. Babası Ali Rıza

12.11.14 UNUTULMAYANLAR
KALK UYAN! YOKSA ARDI HİCRÂNDIR!

Türk'ün var olduğundan bu güne, Türk'e düşmanlar ve bu düşmanların işbirlikçisi hainler ve

05.11.14 KARALAMALAR
EŞEKLİ KÜTÜPHANECİ MUSTAFA AMCA

  Yıl 1943... Genç Mustafa’nın tayini kütüphaneci olarak Ürgüp Tahsin Ağa Kütüphanesi’ne

27.09.14 UNUTULMAYANLAR
SEN YOKSAN! ORDU-MORDU YOK!

Tarih sadece kahramanları yazar ve "kahramanlar can verir, yurdu yaşatmak için..."  Ya

10.09.14 KARALAMALAR
ENVER PAŞA

10 SORUDA ENVER PAŞA Son dönemin en büyük doğruları, hakikatte en büyük yanlışlar üzerine

10.09.14 UNUTULMAYANLAR
KURT KAYALAR ELLERİNİ ÇÖZDÜLER

  "621 yılında bir yaz gecesi” ... "Atlılar geniş çayırlığa dağılmışlar,

04.11.14 KARALAMALAR



www.muratcalik.com
ARA