DÖRT SORU DÖRT CEVAP

DÖRT SORU DÖRT CEVAP
İhanet... Hırsızlık... Zulüm... Adaletsizlik... Hainlik... Vurdumduymazlık... v.s

Daha da ekleyebiliriz.

2015 Türkiye'sinin hâli ne yazık ki budur...

Hepimiz şikayet ediyoruz, hepimiz sorunları dile getiriyoruz, hepimiz sövüyoruz sayıyoruz hatta milletin bir kısmına koyun bile diyenlerimiz var...

Peki böyle yaparak kurtulabilecek miyiz?

Nasıl böyle olduk?
Ne yapmalıyız?
Neyi hedeflemeliyiz?
Nasıl yapmalıyız?


Bütün bunları düşünürken aklıma dört soru geldi...
Bu dört sorunun cevaplarını "kendi bakışımla" vermem gerektiğini ve sizlerle paylaşmam gerektiğini düşündüm.

Bunu düşünmemin sebepleri, cevaplar budur ona göre hareket edelim demekten çok sizin de bu sorulara cevap bulmak için düşünmeniz gerektiğine inanmamdan dolayıdır.

Sorulara cevap verirken bu yazı ortaya çıktı...

Buyrun hep beraber hem düşünelim hem de dört soruya verdiğim dört cevap üzerinde istişare edelim...

Soru 1: Anadolu Türklüğü'nün başı neden belâdan kurtulmaz?

Cevap 1: Anadolu Türklüğü'nün başı 1938'de, ekonomisi 1944'de, eğitimi, tarihi ve geleceği de 1949'da düşmanlar ve içerideki işbirlikçileri ile Türklük aleyhine değiştirildiği ve Türk'de buna engel olmadığı/olamadığı için başından belâ eksik olmuyor. 

Çünkü, 1938'den beridir Anadolu Türklüğü'nün başında Türk yok, başa gelebilecek her Türk Evladı'nın önüne setler çekiliyor... Türk Genci gerçek tarihini bilmiyor, Türk anaları-babaları "savunma" adı altında, "aman siyasete bulaşma" "aman düşünme" diyerek, ilgisiz ve töresinden, mukeddesatından bihaber gençler yetiştiriyor, eğitim de millî olmayınca istikbâl de karanlık oluyor. 

Türk adı Türkiye olan devletini yönetmeye talip olmuyor, eğer töresine sadık kalarak yönetmeye talip olmak isterse ya önü kesiliyor ya iletişim araçları ile görmezden geliniyor veya toplumu "seçilmiş seçenekler" ile baş başa bırakacak psikolojik harekat yapılıyor...

Türk Evladı "devlet yönetme" sanatı olan "siyaset"ten bilerek soğutuluyor, bütün bunlara karşın yine de tavizsiz ve dik durarak Türk için siyaset yapmak isterse önüne bilerek yapılmış seçim kanunu engel oluyor.

Böyle bir Ülkenin kurtuluşu belki Türkiye dışı Türkler ile ilişkilerle düzelebilir lâkin gel gör ki, Anadolu Türk'ü dünyada bir tek kendini Türk görüyor ve Türkiye dışındaki kandaş ve kardeşlerinden bihaber yaşıyor...

Soru 2: Türkiye Cumhuriyeti'nde, "Türk Milliyetçiliğini ayaklar altına aldık" diyebilenler, bu sözü söyleyebilecek cesareti kimden alıyorlar?

Cevap 2: Bir şeyin ayaklar altına alındığı söyleniyor ve o an bir şeyler olmuyorsa o zaman bunu söyleyenlerin cesaret alması normaldir.

Türk Milliyetçiliği ayaklar altına altına alınıyorsa bu cesareti veren de ne yazık ki, kendine Türk Milliyetçi'siyim diyenlerdir.

Şöyle ki, sen Türk Milliyetçisiyim deyip, Habur rezaletinde, Diyarbakır megri megri'sinde, hırsızlıkta, isyan provalarında, bayrağın indirilmesinde...v.s aksiyon alacak birşey yapmazsan/yapmazsan birileri de kalkar senin fikriyatını ayağının altına alır.

Türk Milliyetçiliği'nin önündeki en büyük sorun, "ben"lik ve "sadakat" sorunudur.

Fikir yerine beşere sadık olanlar tarihte de olduğu gibi şimdi de hüsrana uğrayacaktır.

Bir millet uyuyabilir hatta gaflette bile olabilir lâkin o milletin milliyetçileri uyutuluyor ve ehven-i şer batağında saplanıp kalıyor ve tavizler artık normal görülüyorsa bırakın milliyetçiliği, Türk Milleti'ni bile "ayağımın altına aldım" diyenler çıkacaktır.

Soru 3: Türkiye Türklüğü hürriyetine kavuşmadan veya iç sorunlarını çözmeden Turan/Türk Birliği nasıl gerçekleşebilir? 

Cevap 3: Türkiye'nin sorunlar içerisinde olması Turan/Türk Birliği Ülküsü ile gençlik yetiştirmemize engel değildir. Kaldı ki böyle bir ülkü ile yetişen gençliğin Türk Milleti'ni içine düştüğü kötü durumdan kurtarmak için daha bilinçli ve daha inançlı çalışacağı da kesindir.

Bu dediğimin Türkiye dışında birçok örneği vardır. 

Meselâ hemen aklıma gelen iki örnek verebilirim.

Ekonomisi bitmiş, iflas noktasına gelmiş yunanistan'da gençler bugün hâlâ yunanlıların "Megali İdea"sı ile büyümektedir.

Aynı şekilde nüfusu çok az ve sınır kapısını Türkiye açmadığı için ekonomisi sorunlu ermenistan'da bugün ortaokullarda bile "Büyük Ermenistan" ideali ile çocuklar yetiştirilmektedir.

Bu iki örnek "emperyalist" düşünceyi barındırsa bile, Türk Tarihi'ni okuyanlar bilecektir ki, Türk'ün Turan'ı emperyalist bir düşünce değil tam tersine zulüm altındaki kandaşları ile birleşmek, esaret altındaki kandaşlarını kurtarmak ve dünyaya adalet getirmek düşüncesidir.

Son 80 yıldır "vatandaşlık" hukuku ile yetiştirilen ve "bin yıllık kardeşlik" masalı ile uyutulan gençlik ve gelinen yer ortadadır. 

Artık soydaşlık hukuku ile gençlik yetiştirilmeli ve bu minval üzerine çalışmalar yapılmalıdır.

Turan Ülküsü sadece esaretteki Türk kardeşlerimizi kurtarıp birleşmek de değildir. 

Türkiye Türk'ü öncelikle eline bir atlas almalı ve düşmanın neden "fiziksel" tehditleri ve zulümleri yaparken; Tebriz, Karabağ, Kerkük, Tuzhurmatu, Halep, Kırım, Telafer, Musul, Kıbrıs, Selanik gibi bu illerin hemen karşısında Türkiye ili olan iller seçtiğini irdelemelidir.

Düşman Türkiye dışı Türkler ile Türkiye içi Türkleri ayrı görmezken, onlara da Türk olduğu için zulüm yaptığı ve/veya üzerlerinde benzer oyunları oynadığı belliyken kendisini Türkiye dışı Türkler'den soyutlayan Türkiye Türk'ü yanlış yapar ve bedelini tamir edemeyeceği küskünlük ve kavgalarla öder.

Türkiye'nin kurtuluşu Türk Birliği'ndedir.

Türk Birliği, Türk'ün güçlenmesine vesile olacaktır ki güçlü olmayan yenilmeye mahkumdur. Tarihte milletler ve devletler açısından bu tür durumların örnekleri çoktur.

Soru 4: Peki Türk Milliyetçileri Türkiye'nin içinde bulunduğu kötü durumdan kurtuluşu için ne yapmalıdır?

Cevap 4: Çok uzatmadan, eksik kalacağını bilerek kısa kısa ama her seçeneğin üzerinde çokça düşünülmesi gerektiğini ifâde ederek aşağıda kısmi çözüm tavsiyelerim mevcuttur.

a) Milliyetçi Gençlik yetiştirilmeli. Milliyetçi Gençliğin yetiştirilmesi için Türkiye genelinde "gerçek tarihin" anlatıldığı ve sebep-sonuç üzerinde verilecek seminerlerin tertip edildiği, eğitim seferberliği başlatılmalı...

b) Milliyetçi Gençliğin kendini ifade edebileceği dava güdümlü yerler faaliyete geçmeli.

c) Samimi ve idealist Türk Milliyetçileri tavizsiz ve fikir üzeri bir siyasi anlayışla, ülke yönetimine gelmek için çalışmalı. Milletin "kendi evlatlarından" oluşmuş bir yönetim talebi olması için çalışılmalı. (ki bu da milletin bir kısmına koyun diyerek veya söverek olmaz, anlatılarak, dikkat çekerek, bilinçlendirecek faaliyetler yaparak ve çalışılarak olur)

ç) Çalışırken mutlak surette inanmışlar ile hareket edilmeli.

d) Ülke genelinde ideal ve ülkü "gerekçesiyle" anlatılmalı.

e) Bunun için önce Türk Milliyetçileri içlerinden, Türk'müş gibi gözüken mankurtları ve Müslüman'mış gibi gözüken münafıkları biran önce defetmeli.

f) Uygulanabilinir ve anlatılabilecek bir programla milletin karşısına çıkılmalı.

g) Çok çalışılmalı, tavizsiz olunmalı ve samimi kalınmalı.

ğ) İçinde Türk olan bir teşkilatlanma olmalı.

h) Teşkilatlanmada yönetici kısmına asla ve asla Türk Milliyetçiliği'nden habersizler ve zayıf karakterliler getirilmemeli. ( üyelik kısmı veya sempatizanlık kısmında bu kıstas çok da önemli değildir mesele orta ve üst yönetim ile ilgilidir)

ı) Çalışılarak ve anlatılarak Milliyetçi Türkiye inşa edilmeli.

i) Milliyetçi Türkiye'nin başına Türk getirilmeli.

j) Türk Lider ile Türk Cumhuriyetleri ile temasa geçilmeli. (alfabe, kültür ve yönetim konusunda istişareler yapılmalı)

k) Türk Cumhuriyetleri'nde yaşayan Türk evlatlarına derdimiz anlatılmalı.

l) Milletten başlayarak (burası önemli, yönetim değil, millet) Türk Birliği'nin temelleri atılmalı.

m) Millet kendi evlatlarına inanmalı, asla ama asla "kendi evlatlarına" kıymamalı...

Dört soru ve dört cevap...
Verilen cevaplar Murat Çalık gözü ile...

Eksik hatta hatalı bile olabilir cevaplar fakat istişare için bir başlangıç olmasını temenni ederim...

Yukarıdaki dört soruya sizin de cevaplarınızı merakla bekliyorum...

Selam ve saygılarımla...







05.08.2015
1325






BENZER KONULAR

EYLEMLER NASIL BAŞARILI OLUR?

TÜRKÇÜLÜK ve SİYASET ÜZERİNE Günümüzde bir kaosun içine sürüklendik ve sürükleniyoruz.

29.12.14 KARALAMALAR
TÜRK OLMANIN BEDELİ!

  -Yakın Tarihe Türk'çe Bakış- Türk’ün var olduğu günden bugüne düşmanları da var

11.07.16 KARALAMALAR
EKMEĞE YAĞ SÜRMEK

  Biz birilerinin yaptığı yanlışları hatta ihaneti bağıra bağıra anlatıp, milletimizin gözünü

30.11.14 KARALAMALAR
TÜRK GENCİ'NE

TÜRKİYE CUMHURİYETİ'NİN ASIL VE ASİL EVLADI TÜRK GENCİ'NE  Biliyorum, dardasın... Biliyorum,

02.10.14 KARALAMALAR
KURTULUŞ REÇETESİ

Neden bu hâldeyiz? Bu sorunun üzerine eminim ki düşüneniz çok olmuştur. Gelin bir de hep

09.09.16 KARALAMALAR
ÇAĞRI

BU ÇAĞRI TÜRK'üm DİYENLERE'DİR   Kuş kanadı kalem olsa, yazıl(a)maz benim derdim... Çünkü

10.09.14 KARALAMALAR
SADAKATİN NEYE?

  Neden böyle olduk?    Neden "yanlışa sadık kalmanın", doğruya ihanet olduğunu

12.09.14 KARALAMALAR
TURANCILIK VE ATATÜRK

ATATÜRKÇÜYÜM(!) DİYEN BAZILARININ EN BÜYÜK YANLIŞI; ŞİMDİKİ SINIRLARIMIZ YETER MANTIĞI... Biz

30.04.15 KARALAMALAR
TÜRK'ÜN DÜNYA NİZÂMI

TÜRK'ÜN DÜNYA NİZÂMI NASIL OLACAK SORUSUNA, "KISACA” BİR CEVAP… Samimiyet + Çalışmak +

11.09.14 KARALAMALAR
KANDAŞLIK HUKUKU

Anadolu Türk'üne... İsrail denen katilin "büyük israil" projesini genciyle yaşlısına aşıladığı, 7

11.09.14 KARALAMALAR
ÇÖZÜMSE İŞTE ÇÖZÜM!

  Bir süre önce Türk'üm diyenlere, Türk Milliyetçileri'ne, Türkçüyüm Turancıyım diyenlere,

13.09.14 KARALAMALAR
ELBET BİR GÜN RÜZGAR BU TARAFTAN DA ESECEK!

Millet ancak ve ancak bir törenin etrafında birleşmiş ise Millet olur... O töre ne zaman ki

16.10.14 KARALAMALAR



www.muratcalik.com
ARA