TÜRK'ÜN DİRİLİŞ GÜNÜ... 3 MAYIS 1944

 

Yıl 1944...
Günlerden 3 Mayıs...
Yer Ankara...


Irkçılık-Turancılık davasının gerekçelerinden biri olarak gösterilen Hüseyin Nihal Atsız - Sabahattin Ali davası için Atsız 3 Mayıs 1944 günü Ankara’ya mahkemeye çağrılmıştır.


Atsız 2 Mayıs 1944 gecesi kimseye haber vermeden geç saatlerde İstanbul Haydarpaşa’dan trene biner ve Ankara’ya doğru yola çıkar, bu arada birbirinden habersiz birçok Türkçü, Turancı gençler Atsız’a destek vermek için ellerinde pankartlarla Atsız’ın 3 Mayıs 1944 sabahı varacağı Ankara Tandoğan garı önüne toplanmıştır.


3 Mayıs 1944 günü Atsız Ankara’ya ulaştığında yer yerinden oynar binlerce genç Atsız’ı büyük sevgi gösterileri ve çiçeklerle karşılarlar.

H. Nihâl Atsız’ı omuzlarına alarak sloganlar ve marşlar eşliğinde destek verirler…


3 Mayıs 1944’ten öncesine bakarsak, Türk Milliyetçiliği fikriyatı ve Türkçülük, dergi çıkartılarak, kitap basılarak, yazılarla ve kalabalık olmayan toplantılarla daha çok fikri olarak yayılmaktadır...


Sokağa iniş veya aksiyonel bir hareket ilk defa 3 Mayıs 1944 günü Ankara Tandoğan Garı önüne toplanmış Türkçü gençlerle gerçekleşmiştir.


Türkçü Gençlerin bu yaptığı ayağa kalkış tarihe "Ankara Nümayişi" olarak geçmiştir...


Türkçü yayınların yasaklandığı, Türk düşmanlığı'nın ayyuka çıktığı Millî(!) Şef adıyla "tek parti” diktasında geçen onca yıldan sonra, Türk Milleti adına Türk Milliyetçileri ve Türkçü Turancılar sahaya inmiş, "BİZ VARIZ” demiş, diktaya baş kaldırmış ve sonraki nesillere örnek olmuşlardır.


3 Mayıs 1944...
Türkçülerin şaha kalktığı,
Zalime boyun eğmediğini gösterdiği,
Sahalara indiği,
"BİZ VARIZ" dediği gündür.


M.S 639 yılında Siganfu sarayı ne ise,
19 Mayıs 1919'da Samsun ne ise,
3 Mayıs 1944'de Ankara Tandoğan Garı da odur!


Yukarıdaki üç tarih ve üç yer Türk'ün zalime ve zulme karşı şahlandığı, ayağa kalktığı tarih ve yerlerdir!


3 Mayıs 1944 tarihli gösterilerin, Ankara Nümayişi'nin ve 19 Mayıs Nutku'nun ardından toplanan Türkçülerin davası, İstanbul 1 numaralı Örfi İdare mahkemesinde görüşülmeye başlanmıştır.


Davada toplam 23 sanık(!) yargılanmıştır.


Bu düzmece yargılama aslında 23 yiğit nezdinde Türklüğü ve Türkçülüğü mahkum etmek istemiş fakat 23 yiğidin adını istemeden de olsa tarihe altın harflerle yazdırmıştır.


Bu düzmece yargılamada hazır olan 23 yiğidin adları aşağıdaki gibidir.


* İstanbul Tophane Askeri Hapishane'sinde bulunan asker sanıklar;


1-Hasan Ferit Cansever, Dr. yüzbaşı
2-Fethi Tevetoğlu, Dr. üsteğmen
3-Alparslan Türkeş, Piyade üsteğmen
4-Nurullah Barıman, Piyade teğmen
5-Zeki Özgür(Sofuoğlu) , Topçu asteğmen,
6-Fazıl Hisarcıklı, Ulaştırma asteğmen...


* Aynı cezaevinde bulunan sivil sanıklar;


7-Nihal Atsız, Edebiyat Öğretmeni
8-Hüseyin Namık Orkun, Tarih Öğretmeni
9-Nejdet Sancar, Balıkesir Lisesi Edebiyat Öğretmeni
10-Saim Bayrak, Temyiz Mahkemesi Evrak Memuru
11-İsmet Rasin Tümtürk, İstanbul Belediyesi Murakıbı
12-Cihat Savaşfer, Y. Mühendis Mektebi Öğrencisi
13-Muzaffer Eriş, Y. Mühendis Mektebi Öğrencisi
14-Fehiman Altan, Y. Mühendis Mektebi Öğrencisi
15-Yusuf Kadıgil, Lise Öğrencisi
16-Cebbar Şenel, Adana Adliyesi'nde Hakim Adayı


* Sansaryan Han'da bulunan Emniyet Müdürlüğü hücrelerinde bulunan sivil sanıklar;


17-Zeki Velidi Togan, Türk Tarihi Profesörü
18-Orhan Şaik Gökyay, Ankara Konservatuarı Direktörü
19-Hikmet Tanyu, İçişleri Bakanlığında Memur
20-Reha Oğuz Türkkan, İ.ü. Doktora Öğrencisi
21-Hamza Sadi Özbek, Aydın Maliye Tahsilat Şefi
22-Cemal Oğuz Öcal, Gazi Eğitim Enstitüsü Öğrencisi
23-Said Bilgiç, Ankara Adliyesi'nde Hakim Adayı


Aynı davadan sanık olarak Mehmet Külahlıoğlu ve Osman Yüksel Serdengeçti de bir süre tutuklu kalmışlardır...


Davanın Sonucu:


Dava, İstanbul 1 Numaralı Örfi İdare (Sıkıyönetim) Mahkemesinde görüşülmeye başlanmıştır.


65 oturum süren davada toplam 23 sanık yargılanmıştır.


Davadan 13 sanık beraat etmiştir.


Zeki Velidi Togan, Alparslan Türkeş, Nihal Atsız, Reha Oğuz Türkkan, Cihat Savaş Fer, Nurullah Barıman, Fethi Tevetoğlu, Nejdet Sançar, Cebbar Şenel ve Cemal Oğuz Öcal gibi sanıklar da 26 Ekim 1945'e kadar tutuklu kalmışlardır.


Temyiz edilen karar daha sonra 2 numaralı sıkıyönetim mahkemesince bozulur.


Böylece Atsız 1,5 yıl tutuklu kaldıktan sonra 23 Ekim 1945 tarihinde tahliye edilir.


Nihal Atsız Hoca, Askeri Temyiz Bozma kararında şu şekilde ifade verir.


" KİMSEDEN HAKSIZ YERE BİR ŞEY TALEP ETMİYORUZ.


ATALARIMIZDAN KALAN MİRASIN MEFAHİRİMİZİN GÖMÜLÜ OLDUĞU TOPRAKLARIN BİZİM OLMASI ÜLKÜSÜNÜ KALBİMİZDE TAŞIYORUZ. ORALARI UNUTMAMAK İSTİYORUZ.


BEN BUNLARI ŞAHSIM İÇİN İSTEMİYORUM.


ORALARDA ÇİFTLİK VEYA APARTMAN YAPACAK DEĞİLİM.


MİLLETİM İÇİN DÜŞÜNDÜĞÜM HAKLARDAN DOLAYI KİMSE BANA VATAN HAİNİ DİYEMEZ.


BU ÇİRKEF İFTİRAYI İADE ETMEYE DE TENEZZÜL ETMİYORUM.


KİMİN HAİN, KİMİN VATANPERVER OLDUĞUNU TARİH TAYİN EDECEKTİR.


HATTA ETMİŞTİR BİLE. "


3 Mayıs'ın ilk yıldönümü 1945 senesinde o sıralarda Tophane'deki Askeri Cezaevinde tutuklu bulunan bir avuç Türkçü tarafından örtüsüz bir masa etrafında yapılan bir toplantı ile anılmış, daha sonraki yıllarda ise çeşitli törenlerle kutlanmış ve Türk Milliyetçilerinin bir geleneği olmuştur.


3 Mayıs daha sonraki yıllarda rahmetli Atsız’ın da arzusu doğrultusunda 1954 yılından itibaren TÜRKÇÜLER GÜNÜ olarak kutlanmaya başlanır.


Bugün Türkçülüğü "yumuşatmak adına" 3 Mayıs'a 'milliyetçiler/milliyetçilik günü' diyen bazı gafiller var...


Bu gafiller bilmelidirler ki;
Bizim Türkçülüğümüz, "Bin yıllık kalleşlere" hoş gözükmek için taviz verilecek bir yaşayış değildir.


Türk doğduk, Türk'ü seviyoruz ve Türk'ü yükseltmek için Türkçüyüz...

Türk'ün Cihana hakim olup âleme nizam vermesi için Turancıyız...

Türk Birliğine ulaşmak için gereken Milliyetçi Türkiye için de Türk Milliyetçisi'yiz...


Türklüğün üzerinde kara bulutlar dolaşırken,
Türkçü-Milliyetçi ayrımı yapmak ancak Türk düşmanlarının işine yarar.


Ve gerçek anlamıyla Türk kanı taşıyan;
Türkçülük sözünden GOCUNMAZ!


3 Mayıs Türkçüler Günüdür!
Bilmeyenlere itina ile duyurulur!


Türk'üz yılmayız!
Türkçüyüz durmayız!
Turancıyız ata yolundan ayrılmayız!
Milliyetçiyiz Türk'ün kaderini düşmana bırakmayız!
3 Mayıs 1944'ü ve 3 Mayıs kahramanlarını unutmayız!


3 Mayıs Türkçüler Günü, Türk'ün diriliş günü Türk Milleti'ne kut'lu olsun...


3 Mayıs 1944 ruhunu Rabbim bu milletten almasın!


3 Mayıs kahramanları...
Sizleri ve gösterdiğiniz cesareti;
Unutmadık, unutmayacağız ve and olsun ki unutturmayacağız!


Ruhunuz şad, mekanınız cennet olsun...


Türklük için verdiğiniz mücadele hepimize örnektir.


Selam ve saygılarımla...

Murat ÇALIK

 







03.05.2016
685






BENZER KONULAR

Türk Destanları'nın Efendisi Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu

Vefatının Sene-i Devriyesi'nde Türk Destanları'nın Efendisi Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu

21.08.15 UNUTULMAYANLAR
19 MAYIS RUHU

  19 Mayıs 1919... I. Dünya Savaşı sonunda vatanımızın başta başkenti İstanbul olmak

18.05.15 KARALAMALAR
BİR HASRETİN ADI "KIRIM"

Tarih : 1944 yılı 17 Mayıs'ı 18 Mayıs'a bağlayan gece... Kırım Türkleri'ne, kızıl rus başı

16.05.15 KARALAMALAR
TÜRK MİLLİYETÇİLERİ'NE

Kendisine Türk Milliyetçisi'yim diyenler, 29 Ekim 1923'ü, 8 Şubat 1969'u ve 12 Eylül 1980

24.04.15 KARALAMALAR
3 MAYIS 2015 TÜRKÇÜLÜK GÜNÜ

Yıl 1944... Aylardan Mayıs... Yer Ankara... Irkçılık-Turancılık davasının gerekçelerinden

24.04.15 KARALAMALAR
EYLEMLER NASIL BAŞARILI OLUR?

TÜRKÇÜLÜK ve SİYASET ÜZERİNE Günümüzde bir kaosun içine sürüklendik ve sürükleniyoruz.

29.12.14 KARALAMALAR
HÜSEYİN NİHÂL ATSIZ

12 Ocak 1905’te İstanbul Kadıköy’de doğan Atsız Hocamız’ın babası, Gümüşhane’nin Torul/Dorul

16.12.14 UNUTULMAYANLAR
ATSIZCA

TURAN OCAKLI KURT KAYALAR ATSIZ HOCA'SINI, ATSIZCA ANIYOR!

10.12.14 VİDEOLAR
TÜRKÇÜLÜĞÜN BEDEN BULMUŞ HÂLİ

Türkçülüğün beden bulmuş hâli,  Türk "gibi" değil bizâtihi Türk'çe yaşamış ve Türk'çe

10.12.14 KARALAMALAR
UÇURUM AÇMAK veya UÇURUMU KAPATMAK

Biz TÜRK MİLLETİ'ni seviyor ve elimizden geldiği kadarıyla Türklüğü yükseltmek için çalışıyoruz.

11.11.14 KARALAMALAR
ATSIZ BEĞ

09.09.14 FOTOĞRAFLAR
İSİMLER Mİ? FİKİRLER Mİ?

Ben TÜRK MİLLETİ'ni seviyorum ve elimden geldiği kadarıyla Türklüğü yükseltmek için çalışıyorum.

21.09.16 KARALAMALAR



www.muratcalik.com
ARA