AHKÂM KESENLER

 
Tarihi şahsiyetler hakkında ahkâm keserken,

Ahkâm kestiğimiz tarihi şahsiyetlerin yaşadığı zamanın şartlarını, o dönemin sosyolojik yapısını, o tarihin dünyasını okuyup, öğrenmek, bu idrak üzerine empati yapmak ve sonrasında da insan beşerdir-şaşardır düsturu üzerine hareket etmek gerekir... 

Eğer hain ve düşman aranırsa, tarihte çok hain ve düşman vardır...

Eğer hata yapan, yanlış yapan, günahkâr biri aranırsa, tarihte çok hata yapan, yanlış yapan ve günahkâr da vardır...

Eğer kahraman, yiğit aranırsa, tarihte çok kahraman ve yiğit de vardır...

Hata ve ihaneti ayıramayan gözlerin oturduğu yerden ahkâm kesmesi, atalarımızın deyimi ile 'bekarın karı boşamasına' denktir...

Keskinlik fikriyat, duruş ve niyette olmalıdır, isimlerde değil...

Tarihteki şahsiyetleri incelerken , o günün şartlarını, o günün koşullarını iyi bilmemiz gerekir.

Yani her an her türlü bilgiye ulaşabileceğimiz, yatağımızdan kalktığımızda hazır soframızın olduğu, rahat rahat işimize gidip, rahat rahat konuşabildiğimiz ve özgürce yaşadığımız bir zamandan,

Silahlar altında, işgâl edilmiş ve fakir bir memlekette, jurnalcilerin iş başında olduğu, hainlerin cirit attığı, vatan üzerine göz dikenlerin silahların namlularını gösterdiği bir zamandakileri ve yaptıklarını eleştirirken biraz insaflı olmak gerekir...

İttihat Terakki veyahutta Sultan Abdulhamit hakkında ahkâm kesmek için öncelikle 1860'lı yıllardan başlayıp 1918'e kadar Osmanlı'da neler olduğunu, bu arada dünyada nelerin değiştiğini, kimler ile kimlerin bir araya geldiğini, kimlerin neden geldiğini ve ne yapmaya çalışıtığını Türk Tarihi'nden araştırarak öğrenmek,

Mustafa Kemal hakkında ahkâm kesmek için, İngilizlerin Çanakkale'de çıkacağını bildiği yer yerine başka yeri tutması emir verildiğinde, Sanders'e (Osmanlı Ordularının başındaki Alman komutan) Divan-ı Harp'e verileceğini ve idam edileceğini bilerek, emir dinlemeyip, Türk Milleti'nin üzerine çıkar tanımıyorum, Sanders'in rütebesini de, ona o rütbeyi vereni de tanımıyorum deyip, İstiklâl için İngiliz'in çıkacağı yeri tutup, hayatının büyük bir kısmını cephede geçirmek,

Enver Paşa hakkında ahkâm kesmek için, bir ömrü "inandığı" bir ülkü uğrunda geçirmek, bu ülkü uğruna Prenses eşinden ayrı kalmak ve Türkistan'da yani şimdilerde herkesin ağzında olup, daha görmeye bile gitmediği Türkistan'da davası uğruna şehid olmak,

Atatürk hakkında ahkâm kesmek için gece gündüz uyumadan milleti için okumak ve milletim nasıl iyi olur sorusunun cevabına kafa patlatmak, hayatının büyük bir kısmını cephede ve sonrasında yurt gezilerinde geçirmek,

Alparslan Türkeş hakkında ahkâm kesmek için, tabutluklarda doğru bildiğini söylediği için işkence çekmek, 12 Eylül öncesi birçok evladını kutlu saydığı dava uğruna kaybetmek, 80 sonrasında kirası bile zor verilen parti genel merkezinin soğuk odalarında paltosuyla oturup çalışmak,

Hüseyin Nihâl Atsız hakkında ahkâm kesmek için , onun gibi dik yaşamak, taviz vermediği için işinden, aşından, eşinden hatta evladından ayrı kalmak, her türlü işkence ve mahkumiyete rağmen, doğru bildiğinden zerre kadar ayrılamamak gerekir.

İsimleri ve tarihleri çoğaltabiliriz...

Yukarıda bahis ettiğim zâtların günahı, hatası, yanlışı...v.s yok mudur?

Elbette ki vardır.

Lâkin bizim de günâhımız, yanlışımız ve hatalarımız vardır...

Bu tür tarihi şahsiyetleri , "şunu yaptı da yanlış yaptı", "bunu da yanlış yaptı" diye eleştirmek için, önce Millî Tarihimizi yani bize öğretilen değil gerçek Türk Tarihini bilmeli, o günün şartlarını iyi analiz etmeli, ondan sonra yıkıcı değil, yapıcı bir şekilde eleştirmeliyiz.

Bu eleştirilerde aynı yanlışlara Türk Milleti bir kez daha düşmesin diye olmalı, ben haklı çıkayım diye olmamalıdır.

Yani eleştirmemiz birleşmek için olmalı ayrışmak için olmamalıdır...

Hele hele kesinleşmiş(duyum, zan...v.s değil belgelenmiş...meselâ Damat Fetit'in ihaneti gibi) ihanet yoksa tarihi şahsiyetlere hakaret etmeyi aklımızdan bile geçirmemeliyiz...

Bizim inancımıza göre (Müslüman Türkler için diyorum) tarihte kim var ise, Peygamber Efendimiz hariç beşerdir dolayısıyla şaşardır.

Önemli olan bahsettiğimiz veya eleştirmeye kalktığımız kişilerin neye inandığı, ne yolunda neleri fedâ ettiğidir.

Bir kutlu dava ve inandığı ülkü uğruna harcanmış onca hayatlar varken, oturduğu sıcak odadan yanında ailesi cebinde parası bu tür tarihi şahsiyetleri içi boş şekilde eleştirmek, abes ile iştigâldir...

Hele hele eline iğne batmamışların, hayatını kutlu bir dava uğrunda yaşamış kimselere hakaret etmesi tam bir öküzlüktür!

Fedakârlık yapmayanların, kendini büyük görenlerin, fedakârlık yapanlara acımadan yaptığı eleştirilere hatta hakaretlere bakınca içimden aşağıdaki cümleler geçmiyor değil...

Zorda kalmayan herkes, elbet düz yolda yürür,
Canı acımamışlar, elbet uzaktan ürür,
Yarın sıra gelince, zora yürümek için,
Acep bunların neresi ezilip büzülür?

Selam ve saygılarımla...
Murat ÇALIK







12.05.2017
106






BENZER KONULAR

YANLIŞLAR ve DOĞRULAR II

  * Benim yanlışım başkalarının doğrusundan yeğdir = YANLIŞ Yanlış yapmamak için daha çok

20.09.16 KARALAMALAR
YANLIŞLAR - DOĞRULAR I

Kürşad, Kürşat... Yanlış Kür Şad... Doğru ... Kurtkaya... Yanlış Kurt Kaya...

11.09.16 KARALAMALAR
TÜRK MİLLİYETÇİLERİ ve SORUMLULUKLARI

Türk'üm diyen çoğunluğun... - Töreyi unuttuğu, - Ehven-i şer anlayışıyla hareket ettiği, - Her

04.01.16 KARALAMALAR
SEN DUR DEMEZSEN, DİYECEK BAŞKA BİRİ YOK!

  Unutmamak gerek ki; "Benim vatanım" dediğin bir ülkede insiyatif sende değilse,

25.08.15 KARALAMALAR
TÜRKÇÜ KİMDİR?

* Türkçü, Türk doğduğu, aidiyetini kabul ettiği, kendini milletine karşı görevli gördüğü ve Türk'ü

24.01.16 KARALAMALAR
BİZ KİMİZ ve DAVAMIZ NEDİR?

  Soru, Cevap, Tanım, Çözüm ve Sonuç Bugün etrafta bir sürü "dava" diyen var...

12.03.17 KARALAMALAR
TÜRK MİLLİYETÇİLERİ'NE

Kendisine Türk Milliyetçisi'yim diyenler, 29 Ekim 1923'ü, 8 Şubat 1969'u ve 12 Eylül 1980

24.04.15 KARALAMALAR
ATATÜRK ve RAMAZAN AYI

Bu yazıda Atatürk ve Ramazan Ayı hakkında bir şeyler karalamak istedim.  Gerçi her ne kadar

20.06.15 KARALAMALAR
TÜRK CİHAN HAKİMİYETİ NEDEN ÖNEMLİ?

  Her ne kadar uzak ülkümüz diye, Turan (Büyük Türkistan) yani dünyadaki bütün Türklerin bir

03.11.14 KARALAMALAR
SEÇİM SİZİN

  Biz Türk olarak doğanlar; İnancımızı değiştirebiliriz, Giyim kuşamımızı değiştirebiliriz,

10.09.14 KARALAMALAR
ELBET BİR GÜN RÜZGAR BU TARAFTAN DA ESECEK!

  Millet ancak ve ancak bir törenin etrafında birleşmiş ise Millet olur...O töre ne zaman ki

11.09.14 KARALAMALAR
TÜRKÇÜLER'İN DÜŞMANLARI

"Türkçülük, Türk milletini yükseltmek demektir."Ziya GÖKALP "Türkçü, milli çıkarları şahısların

13.09.14 KARALAMALAR



www.muratcalik.com
ARA