TÜRKÇÜLÜK, SİYASET ve MTP ÜZERİNE

"Başka seçenek mi var" diye soranlara...

"Türkçülük şimdiye kadar partilerin dışında kutlu bir inanç olarak yaşıyordu.

Bir yarım din hâline gelmişti ve onun bu görüşü güzeldi.

Bugün ise Türkçülüğü başıbozukluktan kurtarmak için onun siyasî bir parti hâline gelmesinde mutlak bir zaruret görüyorum"

Hüseyin Nihâl ATSIZ
("Atsızla Konuştum", Müftüoğlu Mustafa, Kızılelma, 3. sayı, 14 Kasım 1947)

...

"Türkçülük bugün siyasî değildir. 
Fakat bir gün siyasî bir kuruluş durumuna gelirse bütün Türkleri kurtarıp birleştirecek bir PROGRAM ile ortaya çıkacaktır.

O zaman, şüphesiz çağı. durumu ve ortamı kollamakla beraber bunlara bağlanıp kalmayacak, bu kaygıların üstüne çıkacaktır. Dünün gerçeklerin yeniden gerçekleştirecektir. "

Hüseyin Nihâl ATSIZ
(Türkçülük ve Sîyaset, Ötüken, Şubat 1970, Sayı: 104)

...

Milliyetçi Türkiye Partisi Parti PROGRAMI'ndan

*6.10. TÜRK BİRLİĞİ (Sayfa 8)
Türk Dünyası söz konusu olduğunda duruma millî siyaset, millî fayda, aile içinde yardımlaşma olarak bakıyoruz. 

Bu nedenle Türk Dünyası, Türk Devlet ve Toplulukları ile olan ilişkilerimizi dış politika olarak değerlendirmiyoruz.

Türk Dünyası’nın birliğinde ilk adım olarak alfabe birliği ile başlayıp, dışişlerinde merkeze bağlı içişlerinde serbest bir yapı içinde kurulacak siyasal ve ekonomik bir birliğin, milletimiz lehine dünya dengelerini değiştireceğini öngörüyoruz.

İktidarımızda kurulması muhtemel siyasal ve ekonomik Türk Birliği’nin hayata geçirilmesinde uygulanacak politikalar için Türkiye dışında yaşayan kardeşlerimizle iletişimi, devletlerimizle uyumu ve koordinasyonu sağlayacak yetkide bir Türk Dünyası Bakanlığı kurulmasını gerekli görüyoruz.

...

*2. MİLLİYETÇİLİK (Sayfa 4)
Milletini sevmek, milletine mensubiyet şuuru ve aidiyet gururu ile bağlı olmak; milletinin millî, manevi bütün ortak değerlerine sahip, bağlı ve saygılı olmak demektir.

Bizim milliyetçilik anlayışımız; inançlarımızı, maneviyatımızı reddeden şuursuz ırkçılık anlayışını kabul etmediği kadar milliyetimizi ve aidiyetimizi reddeden soysuz milliyetçilik anlayışını da kabul etmeyen bir milliyetçiliktir.

Bizim milliyetçiliğimiz bizi biz yapan inançlarımızı, millî ve manevi değerlerimizi aynı gönülde yaşatan bir milliyetçiliktir.

Bizim milliyetçiliğimiz; soysuz ve inançsız olmayanların milliyetçiliğidir.

Bizim milliyetçiliğimiz, zekâtın veriliş ölçüleri esası ile yakınlarından başlayarak öncelikle bütün milletini ve nihai olarak bütün insanlığı kucaklamayı hedefleyen bir milliyetçiliktir.

Bizim milliyetçiliğimiz dostuna olduğu kadar düşmanına da adaletle yaklaşabilen, cephede aç düşman askerine ekmek ve su verebilen, siperde yaralı düşman askerinin yarasını sarabilen, insan olmanın sembolü asil vatan evlâtlarının Milliyetçiliğidir.

Bizim milliyetçiliğimiz "Vatan sevgisi imandandır” inancını, "Ne mutlu Türküm diyene" gururunu, "Varlığımız Türk varlığına armağan olsun" fedakârlığını aynı gönülde taşıyabilenlerin milliyetçiliğidir.

Bizim milliyetçiliğimiz; kökü mazide, gözü âtide olan binlerce yıllık Türk Milliyetçiliği’dir.

...

*6.5. TERÖRLE MÜCADELE (Sayfa 7)
Vatana İhanet Kanunu yeniden tanzim edilecek, vatana ihanet suçunun sınırları yeniden tanımlanacaktır. 
İdam cezası kesinlikle geri getirilecektir. 

Milletimizin varlığına, birliğine, huzuruna, güvenliğine ve evlâtlarımızın canına kasteden örgüt mensupları cezalarını çekmiş olsalar dahi vatandaşlıktan çıkarılmak suretiyle sınırdışı edileceklerdir. 

İdam cezası kanunlarımıza tekrar konulduktan sonra idam cezası alarak cezası infaz edilenlerle, terörle mücadele sırasında ölü ele geçirilen teröristlerin ölüleri yakınlarına teslim edilmeyecektir.

...

*6.3. MİLLÎ DEVLET (Sayfa 6)
"İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” felsefesi devlete bakışımızın ana temelidir. 
"Devlet için millet değil, millet için devlet” anlayışı ile milletimize yakışan, uygulamalarıyla da bizi temsil eden bir devlet anlayışını benimsiyoruz. 

Milletimizin bağımsızlığını, varlığını, birliğini, bütünlüğünü, ekonomik refahını, sağlığını, eğitimini, huzurunu, güvenliğini, asli çıkarlarını ve adaleti esas alan millî bir devlet anlayışına, öz olarak ifade edersek vatandaşını kul olarak değil evlât olarak gören binlerce yıllık devlet geleneğimizde yer alan "devlet baba” anlayışına inanıyoruz.

Biz devlet dediğimiz zaman ilkelerimizde açıkladığımız gibi yöneticilerini milletin seçtiği millî, demokratik bir cumhuriyet anlaşılmalıdır. 

Bizim yönetimimizde devletimizin kuruluş felsefesi özenle muhafaza edilerek yönetim anlayışı ve kadro yapısı yeniden tanzim edilecek, bu nedenle öncelikle bakanlıkların yapısı ve yetkileri ihtiyaçlarımıza ve geleceğe yönelik olarak yeniden yapılandırılacaktır.

MTP iktidarında millet merkezli millî bir anayasa, demokratik bir siyasi partiler ve seçim kanunu öncelikle ele alınmakla birlikte işleyiş olarak mevcut bakanlıklarımızın daha verimli ve daha aktif çalışabilmesi için;

•Millî Güvenlik Konseyimiz, mevcut kadrosunun yanında devlet tecrübelerinden istifade etmek için; emekli devlet başkanlarımızın, emekli başbakanlarımızın, mevcut ana muhalefet partisi genel başkanının, emekli genelkurmay başkanı ve kuvvet komutanlarımızın, emekli MİT müsteşarlarımızın da oy, imza ve beyanat verme hakları olmaksızın gözetmen ve danışman olarak katılmasını sağlayacak şekilde yeniden düzenlenecek dolayısıyla milletimizi ilgilendiren ana meselelerde MGK daha büyük, daha tecrübeli, daha aktif bir tavsiye kurumu haline getirilecek,

•Anayasa Mahkemesi ve HSYK milletimiz adına adalet için hukukun üstünlüğü anlayışıyla yeniden yapılandırılacak,

•İl nüfusları 300 binden, ilçe nüfusları 10binden, belde nüfusları 5binden az olamayacak şekilde yeniden yapılandırılacak,

•Kanuni şartları taşıyan herkesin bir ilçemizden başlayarak bizzat aday olabileceği ve seçim takviminin yaklaşık 8 ay süreceği Başkanlık Sistemine geçilecek,

•Seçim Sistemi; partilerin belirleyeceği 100 Türkiye Milletvekiline ilaveten adayları tamamen partili üyelerin önseçimle belirleyeceği 250 seçim bölgesinden her bölge 2 milletvekili olmak şartıyla toplam 600 milletvekili çıkaracak şekilde yeniden düzenlenecek,

•Seçimlerde siyasi partilerin müracaat süresi bitiminden sonra bağımsız aday olmak isteyenlere en az 1 hafta süre tanınarak bireyin örgütlü kurumlara karşı hakkaniyetle korunması sağlanacak,

•Yasama, yürütme ve yargı arasında erkler ayrılığı ilkesinin tam olarak uygulanabilmesi için bakanlar kanuni şartları taşıyan ehil kişiler arasından başkan tarafından ve TBMM dışından görevlendirilerek hükümet kurulacak, hükümet güvenoyu aldıktan sonra bakanlar TBMM üyesi sayılacaklardır,

•Türk Dünyası, Denizcilik, Madencilik, e-Devlet bakanlıkları kurulacak,

•Kültür ve Turizm Bakanlığı iki bölüme ayrılacak,

•Millî Savunma Bakanlığı’nın ismi Millî Güvenlik Bakanlığı olarak değiştirilecek, görev tanımlaması ve yetkileri yeniden düzenlenecek,

•Polislik tümüyle kaldırılarak iç güvenlik ve adli kolluk hizmetleri Millî Güvenlik Bakanlığına bağlı Jandarma tarafından verilecek,

•İçişleri Bakanlığı kaymakamlar ve Valiler aracılığıyla görev yapacak,

•Belediyeler tümüyle kaldırılarak hizmetler kaymakamlıklar eliyle verilecek; yerel halkın doğrudan yönetime katılabilmesi için planlama ve denetleme konularında yetkili olarak her ilçede seçimle işbaşına gelerek kaymakamlıklar bünyesinde görev yapacak olan Kent Konseyleri oluşturulacak, partizan uygulamalar ve yolsuzluklar ortadan kaldırılacak,

•Kamu İhale Kanunu (KİK) baştanbaşa değiştirilerek yazılı ve kapalı teklif usulüne son verilecek, bütün devlet ihalelerinin en az 5 kişilik bir heyet huzurunda açık arttırma veya açık eksiltme tarzında sözlü ve halkın izlemesine açık olması sağlanacak,

•Stopaj vergisi gibi milleti ezen vergilerle birlikte dolaylı vergiler ve kurumlar vergisi kaldırılarak en üst dilim %20 olmak üzere gelir vergisi yeniden tanımlanarak vergide gelir esas alınmak suretiyle vergilendirme adaleti sağlanacak, gelir dağılımı adaletsizliğine son verilecek, bütün giderlerin vergiden düşülmesi esası getirilerek vergi kayıpları engellenecek,

•Meslek mensuplarının üye olması mecburi tutulan bütün odalar kaldırılacak ve/veya odalara dernek statüsü verilerek üye olma mecburiyeti, odalardan belge alma mecburiyeti kaldırılacak,

•Sendikasız işçi çalıştırılması tamamen yasaklanacak, cezalar ağırlaştırılacak ve özenle denetlenecek,

•Uygun hazine arazileri acilen tarıma açılacak, çok özel istisnalar haricinde 10bin metrekareden aşağı tarım arazilerine tapu verilmeyerek küçük araziler birleştirilerek üretim alanlarının verimi arttırılacak…

•Bize ait olmayan uydurma ve zorlama bir isim olan Turkey ismi kullanılmayacak, Türkiye yazmayan anlaşmalar imzalanmayacak,

•Türkçe kullanım kılavuzu olmayan ithal malların vergileri arttırılacak,

•AB taklidi mavi kenarlı plaka uygulaması bizi temsil eden kırmızı plaka uygulamasına geçilerek sona erdirilecek,

•Türkçemiz’e en uygun klavye kullanım düzeni olan F klavye kullanımı teşvik edilecek,

•%100 yerli Türkçe bilgisayar ve telefon işletim sistemi yapılarak ihracı da sağlanacak,

*Üstte yer alan maddelerde ana hatlarıyla belirttiğimiz Türk’çe Millî Devlet Düzeni önerimizle ilgili bütün konular ve teknik detaylar MTP, AR-GE dosyası olarak milletimizin takdirine sunularak tartışılması suretiyle gelişmesi sağlanacaktır.

...

Daha fazlası için;


...

"Siyasetle uğraşmayan onurlu, aydın ve asil insanların sonu; onursuzlar, cahiller ve soysuzlar tarafından yönetilmektir..."

SON NOT: 
Türkçülük siyaset üstüdür fakat Türkçülüğü ve Türk Milliyetçiliği'ni Devlet Politikasını hâline getirmek günümüzde ancak siyasetle olur...

Buradaki temel nokta araç olanı amaç yapmamaktır.

Selam ve saygılarımla...
Murat ÇALIK






02.07.2017
110






BENZER KONULAR

3 MAYIS 2015 TÜRKÇÜLÜK GÜNÜ

Yıl 1944... Aylardan Mayıs... Yer Ankara... Irkçılık-Turancılık davasının gerekçelerinden

24.04.15 KARALAMALAR
EYLEMLER NASIL BAŞARILI OLUR?

TÜRKÇÜLÜK ve SİYASET ÜZERİNE Günümüzde bir kaosun içine sürüklendik ve sürükleniyoruz.

29.12.14 KARALAMALAR
TÜRKÇÜLÜK VE SİYASET

Türkçülük bir ülkü, siyaset ise iktidara geçme taktiğidir. Bu sebeple bir ana inanç ve ana düşünce

10.09.14 KARALAMALAR



www.muratcalik.com
ARA