SEN YOKSAN! ORDU-MORDU YOK!

Tarih sadece kahramanları yazar ve "kahramanlar can verir, yurdu yaşatmak için..." 

Ya hainler?

Onları kim yazar?

Kahramanları yazan tarih, hainleri de yazmaz mı?

Hayır...

Yazmaz.

Tarih sadece kahramanları yazar. O kahramanları çıkaran millet eğer hafızası olan bir millet ise aynı duruma bir daha düşmemek için sinesinden çıkan hainleri, hainlerin işbirlikçi koltuk değneklerini ve ihanetlerini "not" alır.

Tarih şerefli ve kahraman adamlara aittir; not'lar ise şerefsizler hakkındaki kayıtlardır.

Bize düşen tarihimizi bilmek, anlamak, idrâk etmek, doğru yorumlamak ve hainlerle ilgili notlarımız'ı kaybetmemek olmalıdır.

Şartlar ve bilim bu duruma her ne derse desin(!) tarih ve notlar aynı yerde saklansa da; 
Oğuz Kaan'ı, Attila'yı, Bilge Kaan'ı, Alparslan'ı, Fatih'i, Börekcizade Rifat Efendi'yi, Atatürk'ü yazana "tarih" deniyorsa;
Kara Kaan'ı, Damat Ferit'i, Dürrizade Abdullah'ı yazanın adı "tarih" olamaz!

Bunlardan birinci kısım tarih'tir, ikinci kısım ise asla unutulmaması, kaybedilmemesi ve özenle saklanması gerekse de sadece "not"... 

Notlarınızı kaybederseniz bütünlemeye kalırsınız, sınıfta kalırsınız, okuldan atılırsınız, acı çekersiniz, bedel ödersiniz ama tarihinizi kaybederseniz, kendinizi kaybedersiniz, sadece dersinizden ve okulunuzdan değil millî benliğinizden ve vatanınızdan da olursunuz. 

"Hiç" olursunuz... "Yok" olursunuz...

İhanetin tarihi, hainlerin tarihi olmaz... Olamaz... 
Sadece notları olur ki unutulmaya ve günü gelende ilk fırsatta, beklemeden, düşünmeden, ertelemeden, tez elden "layığınca gereği" yapıla.

Bir millet, bir devlet dara düştüğünde/düşürüldüğünde onu içine düştüğü/düşürüldüğü kötü durumdan çekip çıkarabilecek fedakâr, cefakâr, kahraman özevlâtlarından başka fiziki hiç bir kuvvet yoktur.

Dünya tarihinde binlerce örneği görülebilecek bu mücadele süreçlerinde herşeyin bir inanmış adamın yaktığı bir çoban ateşiyle başladığı, ateşin yakın çevreden uzağa doğru yayılmasıyla aynı sıkıntıları yaşayıp mevcut kötü duruma çözüm arayan toplumda karşılık bularak teşkilatlandığı ve zaferle sonuçlandığı görülecektir.

Konuyla ilgili yakın dönem bir kaç örnekleme yapacak olursak: 
Azerbaycan'da Settar Han'ı, Mehmet Emin Resulzade'yi, Seyit Cafer Pişeveri'yi, Elçibey'i, Hindistan'da Gandi'yi, Fransa'da General De Gaulle'yi, Türkiye'de Atatürk'ü örnek verebiliriz.

Daha yakına bakarsak; inanmış adamların can pahasına yaktıkları çoban ateşine koşan vatan evlâtlarından oluşan çeteler, gün gelmiş Urfa'da işgalci fransıza ve düşman işbirlikçisi koltuk değneği kahpe ermeniye karşı "Çete Bayramı" gün gelmiş çeteler toplanıp millî kuvvetler olarak İzmir'de "Zafer Bayramı" kutlamıştır.

İşgâle uğramışsanız; çoban ateşi yakacak yürekli evlâdınız yoksa çete bayramı, çete bayramı yaptıracak yiğit evlâtlarınız yoksa zafer bayramı KUT-LA-YA-MAZ-SI-NIZ!

Tarihinizden ve notlarınızdan dersler çıkarıp gereğini yapmazsanız; ağıt yakmaktan marş söylemeye, cenaze kaldırmaktan düğün yapmaya vaktiniz OL-MA-YA-CAK!

Çakmakçı Sait olmaya yüreğiniz yoksa Sütçü İmam BU-LA-MA-YA-CAK-SI-NIZ!

Nusret Bey destan yazmazsa Urfa'nın Çeteleri tarih YA-ZA-MA-YA-CAK!

Şahin Bey ve "Anteb'in Çeteleri" yoksa "Anteb'in Hamamları" esaret kirinizden arınmanıza YET-ME-YE-CEK!

"Millî Duruş, Millî Lider, Millî Teşkilat" yok ki(!) diye ortalıkta dolaşan basiretsiz, aciz, korkak, eleştiri-avutma-uyutma uzmanı siyasal zübüklerle vakit kaybettikçe; yanan çoban ateşlerini de yanan memleketi de GÖ-RE-ME-YE-CEK-Sİ-NİZ!

Çanakkale'de şehit, Sakarya'da gazi olmayı göze alamazsanız, Dumlupınar'da yaşama hakkınız KAL-MA-YA-CAK!

Büyük kuvvetlerimiz, silahımız, maddi gücümüz yokken, Maraş'ın nasıl kahraman, Urfa'nın nasıl şanlı, Antep'in nasıl gazi olduğunu anlayamazsanız, o ruhu yaşayıp-yaşatamazsanız "İzmir'in dağlarında çiçekler" AÇ-MA-YA-CAK!

Artık aylardan Ağustos, günlerden Cuma değil.

Yıl 1071 değil, 1922 değil.

Malazgirt'te Alparslan, Dumlupınar'da Atatürk yok.

Düşman da cephede karşımıza geçip, meydanda saf tutmuş halde bizi beklemiyor!!!

İçimizdeler... 

Kendince herşeyi bilen, herşeyi eleştiren, hiçbirşeyi ve hiçkimseyi beğenmeyen, bir gün adıyla milleti için bir adım dahi atmadan "kurtarıcı bir ordu masalıyla" ömür tüketen, toprak paylaşımını sosyal paylaşım zanneden zavallı: "Sen yoksan ordu-mordu yok." 

Artık anla!

"TÜRKİSTAN OLMAZSAN, TÜRKİYE KAL-MA-YA-CAK!!!..."

UYAN!!!

Millî Cephe







10.09.2014
1057






BENZER KONULAR

BİR ÇOCUK NASIL TÜRK MİLLİYETÇİSİ OLUR?

1-Konuştuğu Türkçeyi sever, konuştuğu lisanı yazar ve bu güzel Türkçesini herkese öğretmeye

09.09.14 UNUTULMAYANLAR
TÜRK KARDEŞİM'E MEKTUP

Sevgili kendisine Türk diyen kardeşim; Bu gönlümden kağıda dökülen satırlar önce nefsime

01.06.16 KARALAMALAR
NE DEDİLER?

TÜRK'ün BAŞBUĞ, BOZKURT MUSTAFA KEMAL ATATÜRK HAKKINDA NE DEDİLER? Fransız Başbakanı, 1921

10.09.14 UNUTULMAYANLAR
ALPARSLAN TÜRKEŞ'İN 12 EYLÜL MAHKEME KONUŞMASI'NDAN

"Elhamdülillah, inanmış, samimi bir Müslümanım; fanilik hissine aşinayım. Dünyanın bir imtihan yeri

10.09.14 UNUTULMAYANLAR
ELBET BİR GÜN RÜZGAR BU TARAFTAN DA ESECEK!

  Millet ancak ve ancak bir törenin etrafında birleşmiş ise Millet olur...O töre ne zaman ki

11.09.14 KARALAMALAR
KARAR ZAMANI

                    "Ya istiklâl, ya

04.11.14 KARALAMALAR
SİYASET

Siyaset, bir yönetme sanatı veya bilimidir.  Siyaset sanatını yapan insanlar kendi

11.09.14 KARALAMALAR
FULBRİGHT ANLAŞMASI

Türk Millî Eğitimini, Gayrımillî yapan Anlaşma " FULBRİGHT ANLAŞMASI” Osmanlı devletini

27.06.16 NOT DEFTERİM
ATATÜRK'Ü NE KADAR TANIYORUZ?

Siz Mustafa Kemâl Atatürk'ü;  Sadece etten ve kemikten bir insan, Sadece Türkiye ile sınırlı

05.11.14 KARALAMALAR
ÇÖZÜMSE İŞTE ÇÖZÜM!

  Bir süre önce Türk'üm diyenlere, Türk Milliyetçileri'ne, Türkçüyüm Turancıyım diyenlere,

13.09.14 KARALAMALAR
ELBET BİR GÜN RÜZGAR BU TARAFTAN DA ESECEK!

Millet ancak ve ancak bir törenin etrafında birleşmiş ise Millet olur... O töre ne zaman ki

16.10.14 KARALAMALAR



www.muratcalik.com
ARA